Evlilik

evlilik çantamodelleri.biz  Evlilik

 

Geçmişte kadın erkek rolleri daha belirgindi, çiftler birbirlerinden neler beklediklerini bilirlerdi. Günümüzde kadınların çalışmaya başlamasıyla birlikte evlilikteki roller değişti. Boşanma daha kabul edilebilir bir durum haline geldi. Boşanma kolaylaştı ve sayıları arttı.

Evlilik hakkında pek çok yanlış inançlar vardır …. Evlilik konusundaki doğruları öğrenerek beklentilerinizi daha gerçekçi hale getirebilir, daha az hayal kırıklığı yaşayarak, daha uyumlu bir evlilik yakalayabilirsiniz.

Evlilik hakkında yanlış inançlar:

-          Evlilikte çiftler daima mutlu olmalıdır.

-          İyi evliliği olan çiftler her konuda iyi anlaşır.

-          İyi evlilikte asla kavga olmaz

-          İyi bir eş asla kendini düşünmez.

-          Evlilikte çatışma varsa o ilişki biter.

-          Tartışmada hep bir kişi haklıdır.

-          Evlilik aşkı öldürür ve aşk bir kez yitirildi mi tekrar kazanılmaz.

Eğer siz de böyle düşünüyorsanız bunları unutun.

Evlilik hakkındaki gerçekler: İyi bir evlilik için daima çok mutlu olmak gerekmez. Çatışmalar, uzaklaşmalar evliliğinizi ayakta tutan öğelerdir. Mutlu evlilik için çiftlerin kendilerini ilişkilerine adamaları gerekmez. Çift olabilmek kadar birey olabilmek te ilişkiyi ayakta tutar. Evliliği aşk eksikliği değil, çiftlerin birbirleriyle arkadaş olamamaları bitirir. Çatışmaları adilce çözmek, iyi iletişimde bulunmak, küsmeden, eşinizi kendinizden uzaklaştırmadan sorunlarınızı çözmek, evliliğinizi başka evliliklerle karşılaştırmadan yaşamak size mutlu bir evlilik sunar.

Evlilikte aşamalar:

Tıpkı insanlar gibi evlilikler de doğarlar ve büyürler. Bir çocuğun büyürken geçtiği aşamalar gibi evlilik de bazı aşamalardan geçer.

İlk yıllar;

1. Basamak-Sohbet ve aşk: Özgürlüğünüzü yitirme ve terkedilme korkusu olmamalı, sevginizin hep süreceğini göstermelisiniz.

2.Basamak-Çocuk sahibi olmak: İyi ana-baba olamazsak tedirginliği olmadan çocuk sahibi olmanın mutluluğunu paylaşın, geleneksel olun.

3.Basamak-Çocuklar büyüyor: çocuklar hakkında kavga etmeden ana-babalığınızla iftihar edin.

Kendine odaklanmak: Hapsolmaktan ve özgürlüğünüzü kaybetmekten korkmayın. Kaygı ve korkularınızı paylaşın, birbirinizden uzaklaşmayın.

Çocukların evden ayrılışı: Yaşlanmaktan ve çocuklarınızı yitirmekten korkmayın. Kendinize yeni etkinlikler bulun, birbirinize desteğinizi sürdürün.

Evlilikler eşlerin birbirlerine davranışları, evlilikteki rollere göre farklı sınıflara ayrılabilir. Kendi evliliğinizi değerlendirmek, evliliğinizdeki sorunları anlamanızı kolaylaştırabilir.

Çatışmaların alışkanlık olduğu evlilikler: Çiftler hemen her şey için tartışmayı alışkanlık haline getirmiştir. Tartışmak bir iletişim yolu haline gelmiştir.

Önemsizleşen evlilikler: Çiftler birbirlerine olan sevgilerini yitirmeye başlamış, karşısındaki kişinin ve evliliğinin onun için önemini görmemeye başlamıştır.

Pasifleşen evlilikler: çiftler kendi dünyalarına çekilmiş, ortak ilgilerini yitirmiş ve çok az şey paylaşmaya başlamıştır.

Mutlu evlilikler: Çiftler birbirlerinin değerini bilir, sevgilerini korur, ortak ilgileri vardır, birbirlerine saygı duyar ve çatışmaları olumlu bir şekilde çözerler.

Evlilikte genellikle bir veren ve bir alan vardır. Verenler, fedakarlık ettiklerinde ve sorunları sırtladıklarında sevildiklerini düşünürler. Alanlar, karşısındaki kişi çabaladıkça yani verdikçe sevildiklerini düşünürler. Verenler zamanla yorulabilir, çabalarına karşılık bulunmadığını düşünebilir ve gücenip içlerine kapanabilirler. Alanlar ise zamanla sıkılabilir ve suçluluk duyabilirler. Acaba siz evliliğinizde veren misiniz yoksa alan mı? Kendinizi test edin. Evet cevabı verenler için, hayır cevabı ise alanlar için geçerli.

-          Ben eşimden daha kıskancım.

-          Ben eşimden daha sakinim.

-          Eşim birkaç kez bana kaba davrandı.

-          Eşim ısrarcıdır.

-          Eşim bana hediyeler almayı sever.

-          Ben eşimden daha güler yüzlü ve affediciyimdir.

-          Ben çabuk kızar çabuk sevinirim.

-          Ben eşimden daha güvenilirim.

-          Eşim bana tapar.

Evetlerinizi ve hayırlarınızı karşılaştırın. Aldığınız en yüksek puan sizin veren mi yoksa alan mı olduğunuzu söylüyor. Hem veren hem de alanda eşit ya da çok yaklaşık puanlara sahip olmanız en iyisi. Daha sağlıklı ve güzel ilişkiler için verenler biraz daha almayı, alanlar biraz daha vermeyi öğrenmeliler.

Evlilik hakkındaki yanlış inançlarınızdan kurtulun. Evliliğe daha gerçekçi bir gözle bakın.       Kendinizi tanıyın, eşinizi tanıyın, ilişkinizi tanıyın, evliliğinizi tanıyın. Böylece güzel ve mutlu bir evliliğin temellerini atmış olacaksınız.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>